Umudunu Kaybetmeyen Kadın Matematikçiler
Özet
Matematik, çözümün mümkün olup olmadığını kanıtlar sunarak belirleyen düşünme ve araştırma sanatıdır. Karşımıza belirli kuralları olan bir problem gelir ve bizler de problemde yöneltilen bilinmeyenin çözülebilir olduğuna inanarak işe başlarız. Başlangıçta belirsiz ve karanlık görünen yolu aydınlatmak için çözümün mümkün olabileceğini varsayarak ilerlemek gerekir. Henüz kanıtlanmamış bir sonuca doğru ilerlerken taşıdığımız inanç, aslında disipline edilmiş rasyonel bir umuttur. Matematikte umut, varsayımları kurma iradesidir. Kurduğumuz varsayımları çeşitli kanıtlarla desteklememiz bizden beklenir. Çözümün var olduğunun anahtarı ise "beklenen değer" de saklıdır. Problem hakkında karar vermek isteyen bizlerin tüm çabası bu beklenen değere ulaşmaktır. Beklenen değer, İngilizcede "expectation" terimiyle karşılanır. Aynı zamanda "expectation" kelimesi umut anlamına da gelir. Peki bu bir tesadüf müdür? Bana kalırsa tesadüf değildir; matematiksel beklenti yani çözüme ulaşma isteği olarak tanımlayabileceğimiz bu davranışın merkezi umut etmekten geçer. Çünkü problem hakkında çeşitli analitik düşünme süreçlerinde başarıya ulaşmak kadar yanılmak da doğaldır. Her şey olabilir, önümüzde birçok ihtimal vardır; çözüme ulaşamayabilir, onu göremeyebilir ya da sunduğumuz kanıtlarda yanılabiliriz. Ancak pes etmeden, sistematik şekilde ilerlemek hem gözden kaçanları fark etmemizi sağlar hem de uzun vadede gelişmemizin önünü açar. İçimizdeki umudu kaybetmeden sonuç değil, süreç odaklı olmamız bize disiplin kazandırarak bilişsel ufkumuzu genişletir.