Belirsizlikten Görünmezliğe: Pi'den Gökyüzüne Matematiğin Umudu
Özet
Matematik, bilinmeyeni konuşma cesaretidir. Bertrand Russell’a göre matematik, “Ne hakkında konuştuğumuzu bilmediğimiz ve söylediğimiz şeyin doğru olup olmadığını bilmediğimiz bir konudur.” Aslında matematik, bu belirsizliği anlamlandırmak için kullandığımız karmaşayı somutlaştırır; sayılar aracılığıyla sağlam ve güvenilir sonuçlara ulaşmamızı sağlar. Dolayısıyla bu ifade ilk bakışta ironik görünse de matematiğin gücünü ortaya koymaktadır. Bu güç, aklın belirsizlik karşısında geri adım atmak yerine, bilinmeyeni rasyonel bir kesinliğe kavuşturma inadını besler. İşte bu zihinsel inadın ve tarihsel duruşun en görkemli yansıması, David Hilbert’in 1930’da dile getirdiği `Wir müssen wissen, wir werden wissen' (Bilmeliyiz, bileceğiz) sözüdür.