Harry Houdini: Bir Sihirbaz mı, Yoksa Bir Matematikçi mi?
Özet
Gece yarısına yaklaşırken Broadway’in arka sokaklarından birinde küçük ama şatafatlı bir salon ışıl ışıl parlıyor. İçeride dumanlı bir hava, kahkahalarla karışık fısıldaşmalar, parıltılı giysiler ve dikkatle bekleyen gözler… Salonun merkezinde yükselen küçük bir sahne var. Perdeler açılıyor, ışıklar kısılıyor ve tek bir spot sahnenin ortasındaki adama odaklanıyor.
Adam, dünyanın en ünlü sihirbazı Harry Houdini. Ellerinde sıradan görünen beyaz bir kâğıt tutuyor. Ne zincir var bu kez, ne kilitli bir kutu… Yalnızca bir kâğıt. Houdini onu birkaç kez dikkatlice katlıyor. Salon sessizleşiyor. Bir makas parıltısı göze çarpıyor. Houdini, tek bir hamleyle kâğıda bir kesik atıyor.
O an sanki zaman duruyor. Seyirciler nefeslerini tutmuş. Kâğıt açıldığında ise herkesin gözleri büyüyor: sıradan kâğıt, tek bir kesikle kusursuz bir yıldız şekline dönüşmüş. Salon alkışlarla çalkalanıyor.
Bir an için herkes sihre inanıyor. Ama perde arkasında, bu ``mucizenin'' matematikle gizli bir bağı var…